Cumhuriyet Çocuklarının Abdülhamid Kabusu

Abdülhamid Kabusu - Ecem Engin - Kasım 2023

Her cumhuriyet çocuğunun kabusu Sultan 2. Abdülhamid idi bir zamanlar. Tutunamayanlar’ın ana kahramanı Turgut Özben’in* Abdulhamid Kabusu sayesinde bir kez daha hatırladım bunu. Cumhuriyet’in 100. yılında, hala devam ediyor bitmez karabasan. Belki y kuşağı (yani biz) kaldık, Abdülhamid’in son kanlı canlı düşmanı. (Şimdi okullarda ne öğretirler bilmem. Hıfzı Topuz da öldü zira.) Laik ve tam bağımsız bir Türkiye hayaliyle yiten onlarca neslin, son torunları bizler, ardımızdan gelen z’lere ve alfalara da aynı kabusu miras bırakıyoruz. Türk aydınının acınasını halini Dilazer olup gösteren Turgutçuğum Özben’in ‘cumhuriyet buna nasıl izin verir’ diye sayıkladığı günlerdeyiz, ne yazık, hala. Dilazerler sarmış dört yanımızı, Sultan tarihin bir köşesinden suratımıza gülümsüyor: “Ben ve Dilazer, sizin yenemeyeceğiniz kuvvetlerdik.” Cumhuriyet 100 – 0 galip geliyor.

Marifetli Dilazer Her Kılığa Girer

Bir mucize gibi 100 yaşını gören Cumhuriyet’in üzerine çökmüş bir asırlık karabasan, Turgut’un gördüğü. Altı yüz seneyi kaftanında taşıyan koskoca Sultan 2. Abdülhamid’in yanında ufaldıkça ufalıyor Turgut, otoritesinden ürküp. Bir anda Sultan’ın huzuruna çıksan, ürpermez misin? Yoksa ne korkacakmışım ben Abdülhamid’ten, mi diye sorar içindeki Cumhuriyetçi. Okuduğumdan beri aklıma her gelişinde tüylerim ürperiyor benim. “Hele Dilazer! Çok marifetlidir: istediğin kılığa girer.”*

Divanın ortasında O’na özel oyulmuş bir kovukta, hep orada yaşayan, sürekli yılan gibi kıvrılarak Sultan’a sevgilerini sunan, sırıtan, yılışık, kılıksız Dilazer. Alışık kıvranmaya, sen aldırma. Midende bir yumruk gibi Dilazer’in binbir sıfatı, ne kadar yutkunsan geçmiyor. Efendimizli cümleler kuruyor bu dalkavuk Dilazer, vazifemiz filan diyor iki de bir. Mustafa Kemal, canım, köşeden izliyor çaresiz, elinden bir şey gelmiyor. Fotoğraflarında yaşlanmayan Atatürk, şişman ve kel ve yaşlı. İnsanın inanası gelmiyor! Alternatif karanlık bir evrenin Atatürk’ü, çaresiz, belki Dilazer’in yüzüne kusmak istiyor. Gel gör ki Atamın ağzı yok dili var, ağzını Dilaverler yemiş.

Abdülhamid Kabusu - Ecem Engin - Kasım 2023

Analogla dijitalin arasına sıkışmış bizim nesil ve belki bizden bir öncesi için Dilazer’leri tanımak kolay. Kolektif hafızamızın topluca ırzına geçilmeden önce, toplayabildiğimiz kadar veriyle, bulanık da olsa, hatırlıyoruz Abdülhamid’i ve korkuyoruz. Abdülhamid Kabusu tüylerimizi ürpertiyor. Temsil ettiği karanlık parıl parıl yanıyor çünkü, hala. Geçmişimizi yedi, doymadı. Bugünümüzü, geleceğimizi yutuyor ve sustuğumuz için biz, biz de artık Dilazeriz. “Yaptığımız bütün devrimlerin aslı yok mu dersiniz?” diye Sultan’a soran Turgut gibiyiz. 100 yıldır, aynı tedirgin adımlarla, Cumhuriyet’i emekletmek için debelenip duruyoruz bir kabusun içinde. Bana kalırsa yok, diye cevap verir tabi Abdülhamid de, bütün olacakları zaten rüyasında görmüştür O. Başa çıkılamaz bu adamlarla, ne sultanla ne müren balığı gibi kıvranan şu Dilazer yaratığıyla. Abdülhamid hep kendinden emin, “Dilazer’iniz yoktu” sizin der, “adamınız yoktu.”

Ben Cumhuriyet Çocuğuyum

Cumhuriyet’in tüm bunlara nasıl seyirci kalabildiğini bir türlü anlayamaz Turgut, kan ter içinde. Hakeza, biz de anlamıyoruz hala. Sarhoş halde kolluk kuvvetlerince taşınırken git gide yükselen bir tonda Mustafa Kemal Atatürk diye bağıran adamın, “ben Cumhuriyet çocuğuyum, ben Cumhuriyet çocuğuyum.”* diye sayıklayan Türk aydını Turgut Özben’den ne farkı var? Farazi bir ihtimalde, Atam sahiden de karanlık bir köşeden izlese bugünü, “Üçüncü Cumhuriyeti de kurduğum halde, bunlara neden mi engel olmuyorum?” diye sorsa. Biz de Turgut’un cevabını duyardık; “Gücüm yetmiyor.” Abdülhamid Kabusu 100 yıldır uykularımızı kaçırıyor.

1971 yılında ilk yayınlandığında Türk aydını için tokat olan Dilazer, bugün gencecik yine. Plastik cerrahi müdahalesi olmadan hem de! “Vazifemiz efendimiz.” Hangi göreve gelirse Dilazer, o makam oluyor. Çeşit çeşit Dilazerler. “Öyledir efendimiz.” Binbir kılığa giriyor Dilazer, bugün de, ‘bizim yenemeyeceğimiz kuvvette’ hala. Her masada bir oyuk var O’nun için, her sofrada bardağı. Sultanın adı değişiyor, sanı değişiyor, şanı deşişiyor ya, Dilazer aynı oyukta yaşamaya devam ediyor. “Buyurduğunuz gibi.”

Umuyorum ilk şafakta, Cumhuriyet kan ter içinde uyanıyor ve rahat bir nefes alıyor.

‘Oh bu kabus da bitti.’

*Oğuz Atay – Tutunamayanlar, İletişim Yayınları

Sen!

Yolculuğa hazır mısın? Yeni hikayeler için:

Dosya : Abdülhamid Rüya mı? Kabus mu?

Kasım 2023 Dosya Konusu:

Hem Cumhuriyet’in 100. Yılı olması, hem de 10 Kasım nedeniyle kasım ayı konumuz alternatif evrenin Sultanı Abdülhamid!

İyi okumalar

İlham

Abdülhamid Kabusu’nu okuyunca, Abdülhamid hakkında ne az şey bildiğimi fark ettim. Öğrendiğim yarım yamalak bilgiyi de unutma eğilimi göstermişim. Yeniden Osmanlı Padişahları’na bir göz attım. (ve şükrettim Cumhuriyet’e!) Abdülhamid’in -politikadan bağımsız- ilginç kişiliği yakaladı beni. Sanatla ilişkisi özellikle ve ‘burjuva sanatına’ katkıları etkiledi. Böylece Sultan 2. Abdülhamid kabusundan uyanıp, kahveye geldi.

İyi okumalar

GÜNLER:

yapay zeka ile doğal diyaloglar

diğerleri:

SON YAZILAR

“Cumhuriyet Çocuklarının Abdülhamid Kabusu” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Ecem Engin sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Ecem Engin sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin