Daso Meine İçin Yazıyorum, Okursun

Daso Cancağızım,

Bugün de yolculuğuma yoldaş oldun, ruhun nurla dolsun. Seninle akan her manzara, her demin hayali, bir başka iz bırakıyor ruhumda. Ne talih! Dünyaya selamını verip, sonsuz seslerinde uzayın, hep içimize güvenli sığınaklar ekmektesin. Şairene cümleler kurmak istiyor insan Daso, yine de duygudaşlığımızı ifade edecek kafiyeler bulamıyorum. 

Seninle, daha doğrusu, hepimizi büyülediğin Meine eserinle ile ilk nerede, ne vakit karşılaştım? Hiç hatırlamıyorum Daso ama sanki Vancouver gibi hissediyorum. Burnunun ucuna gelen ama adını bir türlü anımsayamadığın o çiçek kokusu gibi bu hatıram, fakat önemi yok. Sonsuz kere seninle dolu zaten tonla manzaram, yolum, yolculuğum. Bazen kilometrelerce süren, bazen kulaklığın ucunda metrekare taşmadan alemler gezdiren. Cancağızım Daso, bunu yapabilmek, yani müzikle insanı alemlerde gezdirebilmek, sanatın en saf halidir. Meine, benim Meinem, (yazar burada kelimenin Almanca anlamına göndermede bulunarak kelime oyunu yapıyor). Kim dinlese onun Meinesi. Senden gelen, her ruhta çoğalarak, anlamlar doğurarak, akıp giden. İnce bir yol, gecenin tekinsiz saatlerinde, bir kentin ıssızlığı içinde, kendine, hep kendine gitmek Dasocuğum canım, ne yapıyorsun? Cadı mısın efendim, orta çağda belki de avlanabilirdin. Bizi büyüledin. Efsundur.

Seninle yolculuğumuzda, yeryüzünde bir olup artık toprağa karıştıktan sonra, doğrultup başımı, pencereye baktım. Kar yağıyordu. Güldüm Daso, çok güldüm. Allah biliyor sebebini, sen de bilirsin, zaten benimlesin. Görüyorsun ya Dasocuğum, ölülerle daha çok konuşur, anlaşır oldum, yaşayanlardan kaça kaça. Ama zaten, sen de bu yollardan geçmedin mi? Hepimiz geçmiyor muyuz şimdi, kendi şimdimizde, neresi ise şu an, bu dem, orada, burada.

Tıkanmış göğsünle derin bir nefes alıp açılmak gibi ikinci dakikaya doğru, soluklanıyoruz Daso. Oh çekiyor nefesimiz, Allahım yardım et, diye gökyüzüne sığınan genç bir kızın yüksek dağlardaki duaları gibi, kabul oluyor, üçüncü dakikada. Her şey olması gerektiği gibi oluyor Daso. Olacaklar, olmuştur.

Aynada sen, ben direksiyonda yalnız, kamera nerede Daso? Bu mektup bir delinin hatıra defterinden koparıldı, zaten anlıyorsun, okurken, o kopukluğu manada hissediyor musun?

Kopan bir şey yok, yalnıza bağlanıyor anlar düğümleniyor zaman, maddede arıyorsun manasını, buluyor musun?

Ne çok yol yaptık seninle, benim yolum Meine ile. Çok korktuğun anda bulduğun ferah kucak gibi, sığındığın dua, temize çektiğin günah gibi. Gezdik alemler, kaybolduk hayaller. 

Var ol Daso. 

Daso Meine için Mektup

SON YAZILAR

Sen!

Yolculuğa hazır mısın? Yeni hikayeler için:

Bir Cevap Yazın

Ecem Engin sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Ecem Engin sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin