Cosmo Kramer Çengelli İğne Olma Sanatı

Cosmo Kramer Amerikan emperyalizmine atılmış epik bir kanca, nazar bozmak için sisteme tutturulmuş çengelli iğne. Absürtlüğün daniskası arkaik çekiciliğiyle Cosmo, tüm evrenin ve elbette bu mavi gezegenin postmodern aylak temsili. Kramer anda yaşayan gerçek bir carpe diemci, varoluşçuluğun mutasyonuyla evrimleşmiş hedonist bir nihilist. Nietzsche‘nin übermencshinin bozuk bir replika denemesi; Cosmo Kramer saydıklarımızın hepsi ve hiçbiri. O simülasyonun simülakrasında sonsuz bir döngünün hakiki bir aksi.

Cosmo Kramer Çengelli İğne Olma Sanatı - Ecem Engin

“Üst gerçeklik, gerçekliğin bir kopyasının bir kopyasına dönüştüğü bir aşamadır. Artık orijinal gerçekliğin bir örneği yoktur; sadece kopyalar ve taklitler vardır.”

Jean Baudrillard

Kramer: Simülasyonda Vuku Bulmuş Bir Simülakr

Kimdir Cosmo Kramer? Seinfeld dizisi yazarı Jerry Seinfeld‘in komşusu Kenny Kramer‘dır Cosmo Kramer’in birebir yaratım referansı. Kramer’lik mertebesi Cosmo’nun üzerine inşa edilmiştir. Fakat Cosmo Kramer kurgu tarihinde unutulmaz yerini ona can veren aktör Michael Richards sayesinde edinmiştir. Dört kişilik kemik kadronun en ayrık otu Kramer daha ilk bölümde sahneye kendine has o girişiyle alkışlarla izleyiciye selam verir. Söylenene göre bu bedensel tepki senaryoda yoktur, oyuncunun özgün refleksidir. Müthiş bir doğaçlama örneği ile Cosmo Kramer’in can suyunu daha ilk sahneden seyirciye verir. Kramer’ın çok özel biri olduğu dizinin daha ilk anlarından hemen belli edilmiştir. Kramer simülasyonda kendine özel yerini, çoktan edinmiştir.

Cosmo Kramer Çengelli İğne Olma Sanatı - Ecem Engin

Diğer tüm ana karakterlerin ve dizideki yan karakterlerin aksine Cosmo asla çalışmaz. Hatta vergi vermeyi de reddeder. Jerry O’na dudak büküp “gelir olmayınca vergiye gerek olmuyor” der hatta. Cosmo sistemin dışına kaçmıştır nasılsa ama sistemin bozuk bir temsilidir de aynı zamanda. Kapitalist sistemin bedavacılıklarını, sonsuz dönen çarkların yan gelirlerini ve arkadaşlarından nasıl faydalanması gerektiğini bilir Cosmo, yaşamak için. Nereden geldiği belli olmayan sonsuz bir kaynağa sahip gibidir üstelik, çünkü her istediğini yapar. Her istediği yere gider, canı ne çekiyorsa yer içer.

Kramer, Kramerliğin Başladığı Yer

Bulunduğu her ortama saniyeler içinde uyum sağlar ama asla Kramer’liğinden ödün vermez. İsmi Cosmo bile Kramer’liğinin önüne geçememiştir. O Kramer’dir, üstelik ön adını bile ilerleyen sezonlarda edinmiştir. aslıyla yüzleşmenin ve bütünlükle var olabilmenin önemli bir adımıdır annesiyle karşılaşması. İsmi de Annesinin ağzından 6 sezon sonra ilk kez zikredilir. Cosmo kimliğinin ötesinde var oluşuyla altı sezon bizimle ilerlemiştir. İlerleyebilmiştir. Hangi kurgu karakter isimsiz sezonlar dayanabilir? Who, Doctor Who belki bu anonimliği kaldırabilir. 

Cosmo Kramer yaşadığı  zamanın gerekliliği olan pek çok şeyi yerine getirmez. Modaya uygun giyinmez, tarzı vintagedır. Yine de dizideki ve sokaktaki herkesten çok daha şık giyinir. Gömlekleri zevkli, ceketleri kıymetlidir. Kramer büyük mağazalardan alışveriş yapmaz, tavrı nettir. Kapitalizme direnen küçük semt esnafını tanır, insani ilişkiler yürütür. Dükkanlarını kaybetmelerine sebep olsa bile yaşlı bir çiftin ayakkabı tamir işi için Jerry’i tüm spor ayakkabılarından eder, üzülmez. Her gün mutlaka latte içer, taze meyvelere bayılır ve Küba purosu en büyük zaaflarındandır.

Kramer ve Küba Purosu, Ayrılmaz İkili

Küba purosu Kramer için o denli vazgeçilmezdir ki insan kaçakçılığına bulaşmaktan çekinmez ya da en sevdiği ceketini hibe etmekten. Kramer her zaman sistemin açıklarını bilir, bulur, deler ve eğlenir. O anın tadını çıkarmasını bilen gerçek bir carpe diemcidir. Kadın ruhundan anlar, entelektüeldir, telefon rehberlerinden gemi seferlerine kadar her şeyi sanki okumuştur ya muhtemelen yalan yanlış okumuştur. Olsun der Jung paralel evrenden, Kramer’in hakikat arayışı bile bütünlüklü insana giden yoldur.

Deneme yanılmayı sever, yanıldığında da kabul eder. Yaşamın küçük anların hazzından ibaret olduğuna inanan ve hazların tadını çıkarmak için yaşayan erken dönem hedonisti gibidir O. Modern bir bahçe filozofu! Sanki tüm gün köklü bir ağacın gölgesinde uzanıp, şarap içip ve peynir yiyerek yaşamın anlamını sorgulayan Epikür‘ün Amerikan versiyonu gibidir. Fakat Epikür‘ü sollayacak kabiliyetlerle donatılmış haldedir. O kapitalizmin boşluklarından ve bedavacılıktan çok iyi faydalanma yeteneğine sahiptir. Albert Camus‘un Sisifos Söyleni‘nde alıntıladığı Pindaros dizesindeki gibi, ruhunun tüketeceklerine odaklanması gerektiğini çoktan öğrenmiştir. 

“Ruhum, ölümsüz yaşamın ardından koşma, olanaklar alanını tüketmeye bak.” 

Pindaros, Albert Camus Sisifos Söyleni
Cosmo Kramer Çengelli İğne Olma Sanatı - Ecem Engin

Çengelli İğne Olmak

Cosmo Kramer yaşamayı sever ve yaşamayı bilir, olanakları dilediğince tüketir. Nasıl olur da acımasız kapitalizmin göbeğinde sisteme tutturulmuş çengelli iğne gibi yaşamayı becermektedir? Bunu hiçbir zaman bilemeyiz, sistem bize sistemin dışına kaçış yolunu göstermez. Sadece ihtimaller sunar, hayal kurmanı umar. Cosmo Kramer gibi hiç çalışmadan, New York’ta downtownun göbeğinde dairenin ortasına jakuzi yaptırıp yaşayabilirsin der. Komşularından yemek aşırırsın ve tüm dünyanın bedavalarından faydalanırsın! Fakat Cosmo kadar ciddiye almalısın yaşamayı diye hatırlatır. Çünkü kapitalizm çok ciddi bir savaştır. 

Cosmo Kramer yaşamı ciddiyetle ele alır, yaşar. Her bölümde görevi her ne ise tüm gerekliliklerini yerine getirmek için canla başla çalışır. Arkadaşının arabasını çalıntı postane kamyonuyla takip ederken de, Newman’la dünyayı ele geçirme oyunu oynarken de, soyadını bile doğru söyleyemediği Elaine için doktor raporu çalması gerekirken de, Elaine’in uykusundan ediyor diye komşu köpeğini çalarken de, tiyatro sahnesinde daracık kot pantolon içinde dizlerini bükemediği halde sandalyeye oturmaya çalışıp cüce arkadaşına rolünde eşlik ederken de, çorba sipariş ederken ve kahve zincirine dava açarken de hep aynı ciddiyettedir.

İyi Niyetli Çabalar Talihsiz Sonuçlar

Fakat ne yazık ki İyi niyetli tüm çabaları her seferinde hüsranla sonuçlanır. Yalın Alpay‘ın da dediği gibi Kramer her seferinde yardım etmek istediği kişiyi daha zor bir durumun içinde bırakır. Yine de tüm başarısız girişimlerine aldırmadan denemeye ve çeşitli yeni biçimlerde işleri batırmaya devam eder. Bu da Amerikan kapitalizminin size hatırlattığı anne terliğidir. Sistemin dışındaki hippi mi olmak istiyorsun, ol tabi ama asla başarılı bir hippi olamazsın. Çünkü başarı ancak sistemi beslemek için sürekli daha çok tüketen kapitalist para basıcılar için mümkündür. Parasız yaşa, yaşayabiliyorsan ama. Cosmo Kramer yaşar. O Allah’ın lütfuyla şerbetlenmiştir. Bir de Jerry’nin buzdolabıyla. 

Nedir Kramer’i bu kadar Kramer yapan? Uzun boylu, dağınık saçlı, ağzında puro ya da piposuyla ortalıkta caka satan bu adam kocaman bir çocuktur. Her hareketi ve mimiğiyle kanıtlar bunu Cosmo, yardıma muhtaç bir çocuk gibi “oh mama” dediği tüm anlarda izlediğimiz Kramer’ın içinde taşıdığı çocukluğudur. Otoriteden çekinir hala, gerçek zor durumlarla karşılaştığında sesi incelir, tıpkı çocuk gibi geri çekilir. Yüksek tondan giriştiği tüm isyan denemelerini çaresiz bir boyun eğişle bitirir. Belki de Nietzsche’nin üst insanının başarısız bir parodisidir Kramer. Çocuksu masumiyetinin ürkek yansımalarıyla sistemden kaçan ama sisteme hapsolan bir ayrık otu, talihli talihsizlikler silsilesi Cosmo Kramer’in özgeçmişi. 

Postmodern Aylak Cosmo Kramer

Cosmo Kramer postmodern bir aylaktır çünkü. Varoluşçu bir perspektiften, dünyaya fırlatılmış yalnız insandır. Fakat O anlamını yaratma sorumluluğundan ziyade anlamı yaşama eylemine odaklanmıştır. Tıpkı bir çocuk gibi, şimdinin büyüsüne kapılır ve hep orada, o anda kalır. Jung’un arketiplerinden çocuk Cosmo’dur, merakla araştırmaya devam eder, sürekli hareket halindedir. Canı öyle istiyor diye duşta yemek yapabilir, sinema salonundaki seanslar için çağrı merkezi hizmeti verebilir ya da aktör olmak için şehir değiştirebilir. Tıpkı bir çocuk gibi otoriteyle ilişkisi de oldukça nevrotiktir. Kriz anlarında sinir sistemi bedeninde cereyan eden tepkilerle hareketi gösterir. Kramer her olayı her anı bedeniyle deneyimler, izleyiciyi de bu deneyime ortak etmeyi becerir.

Sahnede göründüğü her an Kramer’in oyun alanıdır ve O oynamaktan keyif alır. Nietzsche’nin übermenschten beklediği gibi Kramer’e de dünyayı her an yıkıp her an inşa etme becerisi sanki doğuştan yüklenmiştir. Yine de Kramer Amerikan kapitalizminin izin verebildiği kadar übermenschdir, absürt postmodern aylak olmayı ise sonuna dek hak etmiştir. Ahlakın temel gereksinimlerini kendince haklı çıkarları için yıkmaktan çekinmez. Yerine Kramer’de gereklilikleri ise çoktan inşa etmiştir. Her şey Kramer için biraz Kramer’leşebilir. 

Hem Komünist Hem Kapitalist

Peki Cosmo Kramer sistemden kaçan özgürlükçü müdür, yoksa sistemin açıklarını kovalayan bir fırsatçı, bedavacı mı? Cevap Kramer’cede bellidir; Cosmo her ikisidir. Hem hürdür hem yancı, koşullar neye dayatırsa o uyumlanmaya programlanmıştır.  Noel Baba masallarının kapitalizmin zırvası olduğunu anlatır, Noel Baba kılığında AVM’de çalışırken, beni dinle çocuk der, bu oyuncakları çocuk işçiler yapıyor. Komünistlikle suçlar Kramer’i Amerikalı sarışın bir çocuk. Kramer ne komünisttir oysa ne de kapitalist. Cosmo Kramer akışkandır, modernitenin içinde akar, yoluna bakar.

Tüketim toplumunun sunduğu boşluklara sızmasını bilir. Kapitalizm tüm boşlukları doldurur şiarının vücut bulmuş halidir Kramer denilen postmodern aylak. Belki de Mannhattan’lı flaneurdür ya da yalnızca beleşçinin teki. Hiçbir zaman emin olamayız çünkü Deleuze’ün postmodern kaygan kimlik anlayışıyla örtüşür Kramer’in varoluşu. Kimliği, zaman içinde değişen bir performanstır; hiçbir yere sabitlenmez. Cosmo Kramer özlük değeri paha biçilemez ve öngörülemezdir. Tıpkı Bauman’ın söylediği gibi; 

“Kalıcı olanın geçici olana üstünlüğü tersine dönmüş, kısa süreli olan, sürekli değişen ve kendini yenileyen şeyler değer kazanmıştır.” 

Zygmunt Bauman

Cosmo Kramer DEHB’li Kent Gezgini

Cosmo Kramer çengelli iğnedir. Kapitalizm kumaşına tutturulmuş, bazen kopacakmış gibi olan ama hep yama yapacak bir fırsat yakalayan, bir anomali. Kramer sistemin boşluklarına sızacak kadar akışkan bir modernite temsilidir, yapışkan ve akışkandır. İnsanın eline yüzüne bulaşır. Kramer’den kaçılmaz. Kramer de istese de sistemden kaçamaz. Kimdir bu absürt adam, özgür irade modeli mi, yoksa alelade bir deli mi? Hepsidir Kramer, kahve sehpası biçiminde kahve sehpası için kahve kitabı yazıp tasarlayacak dehadadır. Ama basit bir formülasyonu tutturamaz asla.

Her gün her an yeni fikirler ve fırsatlarla besler hem zihnini hem de tüketim kültürüyle beslenen kapitalizmi. Kendi pizzanı kendin yap fikriyle İtalyan aşçıyla ortak olur ama pizzaya salatalık koyup şefi çıldırtacak kadar  mantık yürütmeden yoksundur. Cosmo Kramer ADHD’nin hakiki bir şovudur. Kimlik Kramer için sürekli inşası devam eden bir performanstan ibarettir. Belki biraz benim gibidir. Yani tüm DEHB’liler gibidir.

Kramer Simülasyonu

Cosmo Kramer bir kapitalizm eleştirisi değildir. Kramer kapitalizmin vücut bulmuş absürdüdür. O Baudrillard‘ın simülasyonunda vuku bulmuş simülakra temsilidir ve hatta simülasyonun ta kendisidir. Sonuçta kurgu karakter olan Kramer, yazarının komşusu olan gerçek bir karakterden esinlenilmiştir. Gerçek bir aktör tarafından, doğaçlama reflekslerle performe edilir. Yani Cosmo Kramer simülasyonun ta kendisidir. Amerikan gerçekliğinin cam ekrandaki yansımasından dünyayı selamlayan sonsuz bir döngüdür Cosmo Kramer. Zamanı oldukça kendi yansımasında simülasyonunu simüle edecektir. Hepimizden biridir ve bize hiç benzemeyeni. 

Cosmo Kramer, dostum çengelli iğne, seni tanımak bir onurdu.

SON YAZILAR

Sen!

Yolculuğa hazır mısın? Yeni hikayeler için:

Bir Cevap Yazın

Ecem Engin sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Ecem Engin sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin