Apple Vision Pro vs Jumanji

Orta Doğu’da kendi dertlerimizle uğraşırken, batının gündeminde Apple’ın yeni oyuncağı vardı. Birkaç gün önce Apple Vision Pro ilk ürün tanıtımının neredeyse bir sene sonrasında piyasaya sürüldü. Geleceğin geldiğini bir kez daha anladığımız bu tarihi anda biz, henüz enkazı kalkmayan evlerle yüzyılın ihmalini konuşuyorduk. Youtube’da ise evini bilgisayara çevirenler, Apple Vision Pro incelemesi için yarışa girmişti. Yaşama tutunma hevesimin en meraklı yanıyla, ben de dünyanın diğer tarafına bakıyorum bir süredir. Tüm bu felaketlere rağmen gelecek için heyecanlanıyorum. Sevinmiyorum ama heyecanlanıyorum. Bu önemli bir ayrım.

Kaynak: Apple

Öncelikle, bu bir tanıtım yazısı değil. Ürünü incelemek isteyenler Apple Vision Pro için yapılmış onlarca tanıtım videosuna göz atabilir. Hatta benim de izlediğim bazı örnekleri aşağıda bulabilirsiniz. Bu Black Mirror mı başladı kaygısıyla yazılmış, geleceğe karamsar bakan bir korku yazısı da değil. Geleceğin teknolojik gelişmeleri, herkes için eşit ve adil şartlar sunabilecekmiş gibi iyimser görüşle de yazılmadı. Hele ki teknolojinin sınıfsal uçurumun en çok hissedildiği alanlardan biri olduğunu düşünürsek.

Apple Vision Pro birçok açıdan devrim niteliğinde bir ürün değil. VR yani arttırılmış gerçeklik gözlükleri uzun süredir hayatımızda. Bizim hayatımızda olmasa da en azından batıda. Fakat erişilebilir fiyatlarda satılmamasından daha çok kullanışlı olmadığı için tüm dünyada henüz yaygınlaşmış durumda değil. İnsanın giyilebilir teknoloji deneyimi, teknolojideki üretim hızıyla eşit şekilde ilerlemiyor. Hem yüksek maliyetler, hem de insan bedeninin 3 boyutlu gerçekliğin ötesindeki algısının henüz yeterince gelişmemesi nedeniyle. Yine de Apple’ın pazarladığı herhangi bir ürünün dünya genelinde çok kısa bir sürede yaygınlaşabildiğini unutmamak gerek. Apple Vision Pro şimdilik olmasa da ilerleyen on yıllarda hayatımızı ve evrimimizi etkileyecek orası kesin. Ben bu yazıda üründen ziyade, ürünün benim çocukluk hayalim oluşundan bahsedeceğim.

Jumanji’nin İçinde Dünyanın Dışında

Çocukken komşumuzun kızı ile site bahçesinde oynadığımız bir oyun vardı, yazlıkta. Bir bilgisayar oyununun içine sıkışmıştık ve ipuçlarını toplayarak oradan çıkmaya çalışıyorduk. İpuçlarımız gül dallarına takılmış dünya artıkları, sahildeki çakıl taşları, denize dökülen çaydan topladığımız, garip şekilli lodos parçaları gibi yeryüzüne ait şeylerdi. Sevgili Ananeciğim bu muazzam kaçış planımı her seferinde yok eder, benim dünyaya geri dönmemi engeller, sıkıştığım haritaya mahkum ederdi. Sonra ben hevesle yeni ipuçları toplardım ya yine de haritadan kaçamazdım. Tüm yaz bu kaçış oyununda geçer giderdi. Elbette 1995 yapımı Jumanji‘nin bu oyunumuzun referans noktası olduğunu anlayacaktır 90 çocukları.

Bizim için gelecek o zaman henüz gelmemişti ve hala çok uzaktı. Milenyum çağını düşündükçe heyecanlanır, 2000li yılların nasıl olabileceğine dair hayaller kurardık. Bugün beklediğimiz uçan arabaları kullanmıyoruz belki ama gerçekliği sorgulatan her şey, artık hayatın bir parçası. Gelecek geldi çoktan. Üstelik kapıyı tekmeleyerek çalıyor, alacaklı gibi. Aç kapıyı diyor bezirganbaşı, bakalım bu nerenin geleceği? Apple Vision Pro ile şimdilik bizim geleceğimiz olmadığı aşikar. En azından Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde birinci basamakta debelenen Orta Doğu halkları için.

Iphone’dan Arttırılmış Gerçekliğe

Y kuşağı Iphone’dan önceki ve sonraki dönem arasındaki ayrımı deneyimlemiş son kuşak. Bizden sonraki nesiller zaten var olan teknolojinin gelişimi içinde yeniliklerle büyüdü. Nostaljik bir söylem ama Steve Jobs’un o dönem Iphone ile yaptığı gerçekten de devrim niteliğindeydi. Hem telefonla konuşup, hem müzik dinleyebildiğin, fotoğraf çekerken oyun da oynayabildiğin ve tüm bunları tuşsuz, dokunmatik ekranla yapabildiğin ilk üründü Iphone. Gelecek gelmişti işte! Devrim diye buna denirdi. Sonrasındaki tüm gelişmeler bu ilk ateşi harlayarak devam etti. Apple Vision Pro yıllar önce Steve Jobs’un yaptığı devrimi hatırlatıyor ama henüz aynı etkiyi yaratmıyor. Neden? Çünkü dünya artık her şeye öyle kolay şaşırmıyor. Fakat Iphone gibi Apple Vision Pro da bir devrin fitilini ateşliyor. Bundan sonraki on yıllar içinde hayatımızın nasıl olabileceğinin fragmanını izletiyor.

Apple Vision Pro vs Jumanji - Ecem Engin

Apple Vision Pro orta sınıf ve altı için erişilmesi imkansız bir satış fiyatıyla piyasada. Uzun süre sadece geliştiricilerin, teknoloji profesyonellerinin, içerik üreticilerinin ve eğitim kurumlarının kullanımında olacak. Bu haliyle son tüketiciye hitap etmediğini zaten ismindeki Pro ekiyle ürünün kendisi söylüyor. Fakat uzun vadede hepimizin evine girecek bir ürünün ilk prototipini izliyoruz bugün. Gerçek mekanla sanal mekanın iç içe geçtiği, yepyeni bir deneyim alanı. Bedenimizin ve zihnimizin bu yeni gerçekliğe ayak uydurması acaba kaç evrim yılı?

Hayallerine Dikkat Et, Çünkü Gerçek Olur

Apple Vision Pro tanıtımını ilk izlediğimde çocukken oynadığımız oyunun kısmen gerçekleştiğini hissettim. Hemen sonrasında da zaten acaba bu oyun değil de, gerçeğin ta kendisi miydi, kaygıları baş gösterdi. Zaman zaman içine düştüğüm simülasyon teorisi sol pencereden cereyan yapmaya başladı çoktan. Arttırılmış gerçeklikle ilgili her gelişme, içinde yaşadığımız gerçekliği sorgulatıyor bana. Bu konuda yalnız olmadığımı, şu sıralar sıklıkla önüme düşen simülasyonda mıyız temalı içeriklerden de anlıyorum. Teknoloji gerçekliğin farklı formlarını bize gösterdikçe, hakikatin ne olabileceği sorusu git gide daha da muğlaklaşıyor. Gerçekle sanal arasındaki ayrım hiç olmadığı kadar belirsizleştikçe bizim gerçekliğimizde de sular bulanıyor. Bir yanda ekmek su gibi temel gıdaya erişimin olmadığı çöl yangını, diğer yanda kanepede gezen bilgisayar ekranı. Kafamız bulanmayacaktı da ya ne olacaktı?

Bir şey aklına geliyorsa, bir yerlerde birileri o şeyi çoktan yapıyordur/yapmıştır, derler. Dünya hayallerin gerçeğe koştuğu, zamanın donduğu, artık imkansızın sadece ölüm için geçerli olduğu bir zamanı yaşıyor. İnsan düşünmeden edemiyor: -bildiğimiz- gerçeği bu kadar iyi simüle edebiliyorsak, o zaman bizim de simülasyon olmadığımızı söylemek ne kadar anlamlı?

Peki simülasyondaysak, uyanmalı mı, uyanmamalı mı?

Bu da bir soru.

Apple Vision Pro Kullanıcı Deneyimleri

Öz rızamla Barış Özcan açıp izlediğim ilk video olması da cabası
Apple’ın pazarlama hilelerine minik bir örnek.
Vaov dedirtiyor.
Bunu izlerken öyle içim gıcıklandı ki, bir yerden sonra kapattım.

Sen!

Yolculuğa hazır mısın? Yeni hikayeler için:

SON YAZILAR

Bir Cevap Yazın

Ecem Engin sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Ecem Engin sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin