
OpenAI Sora adıyla kelimeden hareketli görüntü üretebilen yeni yapay zeka modelini geçtiğimiz günlerde tanıttı. Aşağıda örneklerini görebileceğimiz şekilde Sora daha önce var olmamış insanları, hayvanları ve mekanları yaratabiliyor. Birçok kişinin kanını donduran bu yeni teknoloji, henüz herkesin erişebileceği bir şey değil. Sadece sinema ve görsel sanatlarla ilgilenen sınırlı sayıdaki profesyonelin ön kullanımına açılmış durumda. Riskleri ve faydaları ile Sora yapay zeka teknolojilerindeki ilerleme hızımızın nasıl dört nala olduğunun ispatı adeta. Peki sinemanın mucitleri Lumière Kardeşler Sora’yı görseydi ne hissederdi? Dünyanın sonu geldi, derler miydi?
Yapay zeka insanlığı bugüne kadar hiçbir teknolojinin etkilemediği biçimde etkileyecek. Bunu ben değil, uzmanlar söylüyor. Hatta birçoğuna göre yapay zeka elektriğin icadıyla kıyaslandığında, çok daha hızlı biçimde hayatımızı değiştirecek. Yapay zeka teknolojilerinin ilerleme hızına bakılırsa bu çıkarım doğru gibi gözüküyor. Sora yayınlanmadan birkaç gün -ya da saat- önce, yapay zeka gelişiminin çok hızlı ilerlediğini söylüyordum arkadaşıma. Ben bu kadar hızlı gelişebileceğini sanmıyordum, dedim, bir yandan pizza kenarını sosa batırırken. Yapay zeka modellerinin çeşitliliği hız kesmeden artıyor. Hatta o kadar hızlı artıyor ki biz bu gelişimin farkına bile varamıyoruz.

Kaynak: BBC – GettyImage
Yapay Zeka İnsanlığın Sonu Olabilir
2023’ün Mayıs ayında OpenAI ve GoogleDeepMind başkanları dahil olmak üzere bini aşan uzman ortak bildiri yayımladı. Statement of AI Risk (Yapay Zeka Riskleri Beyanı) başlıklı bildiride yapay zekanın insanlığın sonu olabileceği uyarısı vardı. GoogleDeepMind kendi web sitesinde ‘Yapay Zeka Riskleri İçin Erken Bir Uyarı’ başlığıyla olası tehditleri hatırlattı. Elon Musk ağzına uzatılan her mikrofonda yapay zekanın çok riskli olduğunu söylediği için ‘türcü’ olarak yaftalandı. İleri görüşlü Stephen Hawking 2014 yılında -yani 10 sene önce- oldukça endişeli biçimde yapay zekanın insan ırkının sonu olacağını söylemişti.
“Yapay zeka, kendisini geliştirmeyi sürdürebilir ve hatta kendisini yeniden biçimlendirebilir. Son derece yavaş bir biyolojik evrimle sınırlı olan insanlar, bu tür bir güçle yarışamaz”
Stephen Hawking, 2014
Sosyal Medya vs Yapay Zeka


Yapay zeka geliştiricilerinin %50’den fazlası, %10 ve daha fazla ihtimalle yapay zekanın insan ırkının sonu olacağına inanıyor.
İnsan türü dünya üzerindeki binlerce yıllık hükümdarlığını yapay zeka nedeniyle kaybedebilir. Tüm teknoloji devlerinin ve yapay zeka geliştiricilerinin ortak kaygısı bu yönde. Geçtiğimiz günlerde izlediğim AI Dilemma isimli sunumda anlatıcı şöyle örnekliyordu: Uçağı yapan mühendislerin yarısından fazlası uçak hareket ederse herkesin %10 ihtimalle ölebileceği uyarısında bulunsa kimse o uçağa binmez. Fakat yapay zeka araştırmaları hız kesmeden devam ediyor. İlgili sunum yapay zekanın olası tehditlerinin sadece insanlığın yok oluşuyla sınırlı olmadığını anlatıyor. Oldukça endişeli iki konuşmacı yapay zekanın muhtemel risklerinin hiçbir teknolojide olmadığı kadar yıkıcı olabileceğini söylüyor. Bu konuda da sosyal medyayı örnek gösteriyor.
Her yeni teknoloji yeni sorumlulukları da beraberinde getirir. Bilişim suçlarıyla ilgili yasalar benim çocukluğumda yoktu. Bugün ise yapay zekanın kullanımı ile ilgili ülkeler arası sözleşmeler yapılıyor. Bir insan ömrünün yarısında tanık olduğu bu teknoloji gelişimi karşısında dehşete düşmez mi? Ben düşüyorum. Belli ki bu kaygıyı paylaşmamız da gerekiyor.

Freud’un Gözleri Yaşlı
AI Dilemma (Yapay Zeka İkilemi) isimli Mart 2023’te yayınlanan ilgili sunumda henüz Sora yok. Fakat yapay zeka araçları ile gerçekleştirilen dolandırıcılıklarla ilgili fazlaca örnek var. Ses ve görüntü kopyalama teknolojileri sayesinde yeni nesil dolandırıcılar sizi sevdiğiniz biri gibi arayabiliyor. Polis ve savcı olarak kendini tanıtan ve sadece telefon görüşmesiyle milyonları dolandıranları düşününce, kanım çekiliyor. Aileden biri arayıp acil yardıma ihtiyacı olduğunu söylese, salgılanan adrenalinle bu talebin gerçekliğini kimse sorgulamaz herhalde. Nitekim ABD’de bu tür dolandırıcılıkların her geçen gün arttığı da sunumdaki bilgiler arasında.
Birkaç sene evvel şimdi hatırlayamadığım bir podcastte fMRI teknolojisi ile rüyada görülen nesnenin görüntüsünü çıkarabildiğimizi öğrenmiştim. Bu bilgi kanımı dondurmuştu. İnsan ırkının merak ve azimle ilerlediği anlamlandırma yolunun sonu yok gibiydi. Nitekim bugün beyindeki elektriksel faaliyetleri izleyerek düşünceyi imaja çevirebiliyoruz. Yapay zekanın dil öğrenme beceresi sayesinde rüyaların gizemi birkaç yıla çözülecek gibi duruyor. Freud bir yerlerde haklı çıkıp çıkmayacağı konusunda heyecanla gelişmeleri izliyor -olmalı-. Belki bazen pipo, sadece bir pipodur.
Bir Trenin Bugüne Gelişi
Sinemanın mucitleri olarak bilinen Lumière Kardeşler 28 Aralık 1895’de halka açık ilk film gösterimlerini gerçekleştirdiler. Paris’te Salon Indian Du Grand Café’deki film gösterimi sırasında çoğu kişi o kadar şaşırdı ve korktu ki salonu terk etmek istedi. O güne kadar hayal bile edilemeyen bir şey gerçekleşmişti. Geçmişte kalan bir an, bugün yeniden izlenebiliyordu. Hem de yaşandığı gibi. Bir Trenin La Ciotat’a Gelişi dünya tarihinde ilk toplu film izleme deneyimine de vesile oldu. Auguste ve Louis Lumière aldıkları olumlu tepkilerden sonra o yaz elli saniyeyi aşmayan birçok film kaydettiler. Her kayıtta kamera açısı biraz daha iyileşiyordu.
Lumiére Fabrikası’ndan Çıkan İşçiler ise Lumiere Kardeşler’in elinden çıkan ve tarihin ilk sinema filmi olarak kabul edilen belgesel. Her ne kadar kaydedilen görüntüler kurgu olsa da, sinema tarihi belgeselle başladı. Belgesel, TDK‘ya göre belge niteliği taşıyan döküman demek. Yani kaydedilen hareketli görüntüler gerçeğin kanıtı olma özelliği taşıyordu.
Sinemanın manipülasyon üzerindeki etkisini keşfetmek ise uzun sürmedi. 1. ve 2. Dünya Savaşları sırasında propaganda aracı olarak akışkan görüntüler halkı yönlendirmede etkili biçimde kullanıldı. Hitler’in propaganda filmleri ABD’nin PR filmleriyle yarıştı. Soğuk Savaş dönemindeki azılı düşmanlar Rusya ve ABD bile ortak düşman karşısında birbirlerini övdükleri savaş tanıtım filmleri yayınladılar. İnsanı etkilemenin en kolay yolu, insana göstermekti. Sinema da bunun için en kolay araçtı.
Dünyanın Sonundaki Kuşlar
Sinema tarihi elli saniyeyi aşmayan hareketli görüntülerle başladı. Bugün Sora da benzer biçimde bir dakikayı aşmayan yapay görüntüler üretiyor. Lumiere Kardeşler var olanı gösterirken, Sora olmayanları üretiyor. Dünya tarihinde çok uzağa gitmeden, sadece geçtiğimiz yüzyıla baktığımızda bile manipülasyonun yıkıcı etkileri apaçık ortada. Hem de görüntüler yoktan var edilmeden, sadece kurgu teknikleriyle kitlelerin nasıl yönlendirildiğini görüyoruz. Sora ve benzer teknolojilerin nelere sebep olabileceğine dair riskler oldukça fazla. OpenAI Sora’yı tamamen halkın kullanımına açmadan önce nefret suçları ve kötüye kullanım için önlemler aldığını söylüyor. Ne kadar etkili olur, zamanla göreceğiz.
Fotoğrafın icadı dünyayı değiştirdi. Ardından hareketli görüntülerle birlikte sinema bu değişimi besledi. Teknolojinin ilerlemesi her icatta biraz daha hızlandı, hızlanıyor. Artık hangi görüntünün belge niteliği taşıdığını anlamak için belgenin gerçekliğini teyit etmek gerekiyor. Bu teyit mekanizmaları ise git gide zorlaşıyor. Gördüğümüz görüntünün gerçek olup olmadığını anlamak için daha da çaba harcayacağımız günler uzak değil. Hatta bugün bile neyin gerçek neyin üretken yapay zeka tarafından yaratıldığını anlamak çıplak gözle imkansız gibi gözüküyor. Bu durumda sormadan edemiyorum, yaşadığımız hayatın gerçekliğinden gerçekten emin miyiz? Yaşadığımız bu doğurgan, verimli gezegenin başka bir formun üretken yapay zekası olmadığını nasıl bilebiliriz?
Ben bir türlü tamamlayamadığım bu yazıyı artık bitirirken bahçeden gelen kuşların cıvıltılarına tutuluyorum. Kafamı sağa çevirdiğimde avuç içini geçmeyecek büyüklükte minik kuşlar (Sezen Aksu değil) şıngırtılı şarkılar söylüyor. O kadar küçükler ki yaprakları dökülmüş erik ve kiraz ağacının dalları arasında onları seçmekte zorlanıyorum. Vay be diyorum, ne kadar minik ve tatlılar, ne güzel yaratmış Yaradan. Sonra aklıma belki de gerçek sandığım bu kuşların da yapay olabileceği ihtimali geliyor. Simülasyonda doğru haritada mıyım diye hemen sağımı solumu kontrol ediyorum. Kediler mıkırdıyor, kahvem soğumuş, uzaktan çocukların halı saha sesleri geliyor. Tamam, konumum doğru. Rahatlıyorum. Hakikatin ne olduğu üzerine, daha fazla düşünmüyorum.
Sora’nın Marifetlerinden Örnekler
Dosya Hakkında:
İlham: Veri Valsi; Yapay Zeka İnterneti: İnternetin karmaşık dokusunda yapay zeka ile birlikte harmonik bir şekilde süzülen bu vals, bilgi çağının dinamik yüzünü izleyicilere sunar.
İyi okumalar
Katkı sunmak veyahut soru sormak için:
ecemengine@gmail.com
Basılı yayıncılığın derinlemesine inceleme kültürü şimdi simülasyonda, DOSYA‘da.
Her satır bir keşif, her başlık yeni bir hikayenin kapısını aralıyor, soruyoruz. İlham veren fikirlerin ve radara takılan teknolojilerin izinde, arıyor, tarıyor, cevapları DOSYA’ya ekliyoruz.
Henüz sessiz ama her an gürültü yapmaya hazır!
Sen de hazırsan, DOSYA‘yı açıyoruz.
Sen!
Yolculuğa hazır mısın? Yeni hikayeler için:
