Etiket: müzik
-
Teoman Şarkıları Kadar Paramparça
Tomurcuklara, çiçeklere bakıyorum dedi Teoman, bahçede yağmura aldanmadan tomurcuklanan gonca güle bakıyordum, kırmızı. Yağmur aralık öncesi hazırlık yapar gibi dökülüyordu saçaklardan, kahveme doldu biraz. İçtim. Yağmuru ve kahvemi. Gül kırmızıydı. Henüz doğmamıştı. Ben 34 sene önce doğmuşum, demek yolun yarısına varınca anladım, Teoman’ı. Ve Teoman şarkıları kadar paramparça hayatımı. 2001’de çocukluk rüyalarını ve şeytan uçurtmalarını hatırlarken…
-
Uyandım Seni Düşündüm İki Gözüm
Uyandım, Ahmet Kaya’yı düşündüm. Rüyam kenardan sırıttı tüm gün; Paris’teyim, bir telaş içinde çamaşır yumuşatıcıları tartışılıyor kalabalık bir parkta. Etrafıma bakıyorum, çok denizsiz ve yine de çok mavi. Tezatlık hoşuma gitmiyor. Beni buraya niye getirdiniz, diye soruyorum çevremdeki tanımadığım insanlara. Paris’te ilgimi çeken tek şey Ahmet Kaya’nın mezarı. Oraya da gitmiyoruz madem, neden Paris’teyim? Uyandım.…
-
İlk Kurtları Yiyen Kadınlar Ardından
Kurtları Yiyen Kadınlar Kabilesi’nin ilk dansının hemen ardından, duygularım hala tazeyken kolektif paylaşımdan ve beni hiç ummadığım kadar etkileyişinden bahsetmek istiyorum. , Ufacık değişikliklerin bile hayatımızda kocaman etkileri olabiliyor. Bu ufak ama etkili hareketlerin fayda edebilmesininse tek koşulu sürdürmek. Başladın madem, devam et diyor sana beden. Bedenimizle kurduğumuz ilişki öylesine bireysel ki, ortak tanımlamalar, genellemeler nereden…
-
Sosyal mi Anksiyeteler?
İhtimaller evreninde, simülasyon tanrılarının benim için hazırladığı minik sürprizleri toplamaya bayılırım. Elbette oyunu hard modda oynamaya ve karakter gelişimim için koleksiyonuma yeni özellikler katmaya da. 20 senedir Admine pek kanım ısınmadı ama… Tüm işaretler yolu değiştirmem gerektiğini söylese de, nedense direttim. Taksim’e gidecektim, gidip erbaneme vuracaktım. Mekan ne kadar kalabalık olabilirdi ki? (Çok). Samatya’da 80T’yi…
-
aya yazılan şiirler, Farsça’nın başımıza açtığı işler ve ne anlatmak istediği anlaşılamayan kuşlar üzerine
‘gecenin eteği yırtıldı’ Genetik miras ya da eskilerin ‘kan çeker’ dedikleri, bir taraftan Balkanlar çekiyor içine diğer yanda Orta Doğu. Kadim Mezopotamya da gel diyor, içimdesin zaten, dinle. Yüzyıllardır biriken sesler, vurmalı, üflemeli, feryatlı, yaylana yaylana yürek dağlıyor. Doğu; acının piştiği yer, merhametin kendi canını vurduğu, medeniyetin doğduğu. İnsan, insan olmak ne demek bu topraklarda…