Yaşam aşk ve sanat için yeterince uzun değil.
William Somerset Maugham

Batı takvimine göre Hz. İsa’nın doğumunun üzerinden 2025 yıl geçti. Bir hafta sonra, batı takvimine göre 2026. senesine giriş yapmış olacağız. Kronoloji şaşmasın diye yazıyorum, yoksa tarihlerle bağımı iyice kopardım. İnsan icadı olan şeylerdense, ilahi olanlarla hemhalim. Çünkü neden biliyor musun;
”Kendimi yeniden doğurmam gerekti, bu nedenle doğum iznindeydim,” dediğim bir yıl geçti. Nihayetinde şimdi buradayım, hatırlıyor ve hatırlatıyorum:
Yaram benim ama ben yaram değilim.
”İnsan büyüdükçe kusura bakma giderek kendine benziyor.” İyiden iyiye kendime benzediğim bir yıl oldu bu sene, ne güzel! Bir gününden bile pişman değilim. Tek bir gününde bile yaşadığımı ve öleceğimi unutturmadı Rabbim, minnet doluyum. Kendim olmak keşfinde açılan yeni haritalarda yüklenen yeteneklerle geze geze yaşıyorum. Maşallah heybem dolu, yolum açık, Hızır yoldaşım, kendime ilerliyorum.
İlerlemek kelimesini kullanmak mı? Geride bıraktıklarım olmalı o halde. Mutlaka var, bir o kadar da yok. Hem azalıp, hem de azaldıkça çoğalmanın mümkün olduğunu anladım sonunda. Anlamışımdır ya da inşallah.
Daha çok susuyorum, her iki anlamda da. Suyu arayan değil de suyun aradığı olmaya niyetleniyorum. Bak sen şu işe, boyumdan büyük düşlere mi kalkışıyorum? Yakışır, giyiyorum.
Kendimle meşguliyetim öyle çok vaktimi alıyor ki acaba biraz dünyayı boşladım mı, demeden de edemiyorum. Her senenin klasik hevesler listesine dünyadaki adımlarımın bolluğunu ekliyorum. Gez yazıyor 2025 rotalarında zaten, bu sıralar en çok gezmem salık veriliyor. Uslu bir kul olup, Allah’ı dinliyorum, şirinleri de görüyor birlikte göbek de atıyorum. Çilekler dağdan, lezzettli, yiyorum.
Böyle yazınca da şimdi, bir elim yağda diğeri balda geçmiş sanki koca bir sene. Biraz öyle biraz da değil. Balsız, yağsız, tuzsuz makarna gibi ya da jalapeno soslu aylar da var elbette. Çok şükür, her şey geçiyor. Geçmekte olan zaman değil, biziz. Kim demişti? Nazım gibi aklımda, belki de değil. Sen ne isen dünya o, hakikaten de, geçiyoruz alemlerden yüzümüzün akı ile inşallah, daha nice alemlere, geziyorum.
Biraz dünya biraz da ötesi, ruhum seyyah, zincire vurmak mümkün mü ki?
Bu yıl da hayallerime kavuştum, her zamanki gibi. Aklımı bedenimi karanlık çukurlardan kurtaran insanlarla tanıştım. Şükranlar sundum, hediyeler aldım, hediyeler verdim, keyiflendim. Çocuklarla oynadım ne çok, çocukluğumla içimde ne hoş! Otuz sene öncesine bakmaya cesaret etti gözlerim, baktım, güldüm, affettim. Affedildim. Kendimi aramaya çıktığım yolculukta, kendimle karşılaştıkça hasret giderdim!
Biliyor musun ölüler konuşuyor benimle, yardım ediyor bana, yoluma güller seriyor dualarla, dedi beş yaşındaki kendim, şimdi duydum, mucize şarkılarını dinledim. Sahiden de ölüm doğum imiş, 2003’te keşfettiğim sırra yeniden erdim – üstelik hala ve hep cahilim -.ß Ölümün bir son olmadığını, ölenlerin dünyaya taşıdığı mucizelerden öğrendim. Bağlandın mı bir kere sonsuz kere sonsuzmuş aşk, yaşadım, aşkla yandım, hamdım, daha pişmedim.



Öğrendikçe ne çok bilmediğimi,
Ölüler yıkadıkça ne bol yaşadığımı,
Yaralandıkça ne kısmetli şifalar bulduğumu,
Mucizelere bulandıkça sonsuz aşkı,
Aramakla bulunmayacağını,
Lakin bulmak için de aramak gerektiğini,
Öğrendim.
Arıyorum, Kendimi, Yaşıyorum.
Bir tur daha nasipse güneşin etrafında, senin etrafında, etrafta, dönüyorum, aşk bul ben’i.
2025 an notları:
- Decartes’a aldandım mum gibi yandım
- Madem ellerimin dansı var, o halde havayı boyasınlar!
- Sen iyi bir kralsın kötü bir penguen olma
- Mengenemin adını Canan koyucam Irmak
- Sokrates haklıydı, bilmiyorum hiçbir şey, kavradım.
- “Çoğu insan yapayalnız olduğunun farkına varmaktan korktuğu için kendini asla aramıyor.” -Chicago Tribune
- Rüyamda Sibel can ve Mustafa keser salonumdaydı, uykumdan esmersen güzelsin söyleyerek uyandım.
- 40 odalar, sürünerek girilen Haliç tünellerinde porselen aslan kafası
- Çok çakıl taşları vardı rüyamda. Bir de şöyle bir cümle: ”Hikayeler çoktan yazıldı hikayeyi yaşatacak olan sizlersiniz”
- Harita BEN girişi Orhan Veli şiiri sizin için
- Kendime badem ayıklıyorum. Mutluyum.
- Bir ölüm, bir doğum, bir ayrılık yaşandı. Geriye bir de kavuşmak kaldı.
- Cebimizden yetmedi gençliğimizden verdik
- Derdimizin dermanı sendedir ey Rabb derdimiz dermanımız sensindir ey Rabb
- Bugün ağaçta kediler günü.
- Bülbül çalısını resmetmeyi düşünürken “bülbül” dedi televizyonda ses, gibi.
- Önce dil sonra homo sapiens geldi
- Unicornla seyahat ettik. Taksim Paşa dolmuşunda.
- Zaman anıtları – (Aksaray mevki yolcu penceresi güzergahı)
- ‘’Estamos hechos de palabras.’’ Octavia Paz*
- A ile başlayan
- Göstermenin söylemeye tercih edildiği iletişim çağındayız.
- Başı boş kökler, söylenecek sözlere dönüşür.
- Çocuk parktan ban yedi.
- Başlangıçta öküz vardı.
- Kelimeler kontrolsüz yangınlara dönüşebilir dedi empire
- Her şey aynı anda oluyor.
- Hem zahir hem batın.
- Varoluş krizi horror
- Never loose your sparkle
- Sınıf öfkesi ve kumrular, Söyleyeceklerim bu kadar
- Yaralarım o kadar derin ki sığlaştırmak zorundayım
- Sırf sana benziyor diye
- Tanrıçanın değmediği yataktan akrep çıkmaz
- Baykuş Hikmet’le tanıştık
- Ve Cenaze eVinde armutlar, Kızarmış yeşilden, Güneşe doğrulmuştu
- Dünya her seferinde şaşılacak hayrete düşülecek bir yerdir
- Bugün, ay ve güneşin ortasında yüzdüm ve içimdeki “kahreden seslerin” çoğunun benim değil ailemin kadınlarının sesi olduğunu fark ettim.
- Yani ağırdan hafife, mesafeden yakınlığa, soyuttan somuta bir dil kaydırması yapmak.
- Sümbül akşamı filli ve şanslı ve kuş cıvıltıları ve mayıs sarısı ve duvardaki akvaryumda gün batımları ve yeryüzü
- İnsanlık hali
- Kendini yaşıyor musun? Tilkileri dolaştır.
- Duygular evrimin yapı taşıdır.
- Sümbülüme arı kondu, tombul, yedi balı gitti, melek sümbül’e.
- Kişiliğimizin merkezinde sinir sistemimiz onun da merkezinde beynimiz var.
- Kulağımda göz çıktı.
- Bilişsel çelişki kuramı
- Hoşça bak zatına, Şeyh Galib.
- Rüyamda 20. Yy akıl çağıydı 21. Yy hissiyatın dönemi diyordu biri.
- “yaşamak; sevinçli acılar çekmek, hüzünlü neşeler yaşamaktır.” demişti oruç aruoba
- Kara Üzüm Habbesi şarkısının stoacı okuması, İbrahim Tatlıses’in memento morisi
Ben ben’i bulur – um:
seni seviyorum Ecem.
SON YAZILAR
- Gülçin Aksoy & Duvardaki Halı’nın Üstünde Kalanlar
- Daso Meine İçin Yazıyorum, Okursun
- Yengeç Kurdu Dolunayında Babannemle Buluşma
- Kendini Bil yada Karakter Sepeti ile Seç Kendini
- Olduğum gibi 2025
Sen!
Yolculuğa hazır mısın? Yeni hikayeler için: