Kategori: Genel
-
Travmalar Coğrafyasında Avamlığın Saltanatı
Her şey çok basit aslında. Çok basitti. Aklın yolu, vicdanın sesi. Hepsi bu. Aksine; akılsızlık, fikirsizlik, cahillik ve çıkarcı refleksler yönetiyor toplumsal hareket eğilimimizi. Çirkiniz ve bu çirkinlik meşru artık. İktidarın rant temelli yatırımları, halka balığın baştan kokmadığını anlattı, uzun yıllar, hem ballı hem de karlıydı. Halk inandı. Ne fayda ama kral çıplaktı. ‘Ne olacak…
-
Yağmur Yağacakmış Sıkıntısı – bir ağıt, gezegene
Kaçıncı gün bugün, hatırlamıyorum. Artık günler birbirine karıştı, bugün mü bugün, yoksa yarın mı, anlayamıyorum. Dünün zaten, ne zaman olduğunu hiç bilmiyorum. Cüce burada, cüce yanımda. Berbat bir gündü, yine de. Sokaklarda telaşlı, sıkıntılı insan yüzleri, mutsuzluk akıyor caddelerde. Kuşların telaşını bir de, yaygarasını martıların, cırtlak sesleriyle soluksuz, avazlarının çıktığı kadar, denizin bulanık derisini, kahverengi…
-
Masanın Ardı
-Kendimi buraya hapsettim, çıkmayacağım dedi Ulis. -Sonsuza kadar orada mı kalacaksın? -Evet! Bir son varsa da yoksa da buradayım. Hep buradaydım. Ben buradayım, sen orada. Bura dediği Ulis’in ceviz bir yemek masasının altında, sandalyeler ve duvarlarla çevrelenmiş açık bir hücreydi, kendisinin özenle inşa ettiği. -Bu yapış yapış melankoliyi bırak da hazırlan, geç kalıyoruz, dedi Olya.…